Türkçe
İngilizce
|
1
competent [sıfat]
O, işinde çok yetkin bir kişidir.He is a very competent person in his job. |
|
2
proficient [sıfat]
Yetkin bir yazılımcı arıyoruz.We are looking for a proficient programmer. |
|
3
qualified [sıfat]
Yetkin bir öğretmen bulmak zor.Finding a qualified teacher is difficult. |
|
4
capable [sıfat]
Yetkin bir lider her zaman fark yaratır.A capable leader always makes a difference. |
Eş Anlamlılar: uzman, becerikli
Zıt Anlamlılar: yetersiz, beceriksiz