Türkçe
İngilizce
|
1
able [sıfat]
O, matematikte yetenekli.She is able in mathematics. |
|
2
talented [sıfat]
O, çok yetenekli bir müzisyen.He is a very talented musician. |
|
3
gifted [sıfat]
Yetenekli bir öğrenci sınıfta fark yaratır.A gifted student stands out in class. |
|
4
skilled [sıfat]
Yetenekli bir işçi her zaman aranır.A skilled worker is always in demand. |
|
5
capable [sıfat]
Yetenekli bir lider ekibi motive eder.A capable leader motivates the team. |
|
6
proficient [sıfat]
Yetenekli bir yazar etkileyici hikayeler yazar.A proficient writer writes impressive stories. |
|
7
adept [sıfat]
Yetenekli bir aşçı lezzetli yemekler yapar.An adept cook makes delicious meals. |
|
8
accomplished [sıfat]
Yetenekli bir sanatçı harika eserler yaratır.An accomplished artist creates great works. |
|
9
expert [sıfat]
Yetenekli bir mühendis karmaşık sorunları çözer.An expert engineer solves complex problems. |
Eş Anlamlılar: becerikli, maharetli, usta
Zıt Anlamlılar: yeteneksiz, beceriksiz, acemi