klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

yalnız

Türkçe

alone

İngilizce

1 alone [sıfat]

O yalnız.He is alone.

2 only [zarf]

Yalnız bir kişi geldi.Only one person came.

3 lonely [sıfat]

Yalnız bir hayat yaşıyor.He lives a lonely life.

4 solely [zarf]

Bu işi yalnız o yaptı.He did this job solely.

5 just [zarf]

Yalnız bir dakika bekle.Just wait a minute.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: tek, biricik

Zıt Anlamlılar: birlikte, kalabalık