Türkçe
İngilizce
|
1
alone [sıfat]
O yalnız.He is alone. |
|
2
only [zarf]
Yalnız bir kişi geldi.Only one person came. |
|
3
lonely [sıfat]
Yalnız bir hayat yaşıyor.He lives a lonely life. |
|
4
solely [zarf]
Bu işi yalnız o yaptı.He did this job solely. |
|
5
just [zarf]
Yalnız bir dakika bekle.Just wait a minute. |