Türkçe
İngilizce
|
1
protected [sıfat]
Bu alan korunan bir bölgedir.This area is a protected zone. |
|
2
preserved [sıfat]
Eski eserler korunan bir müzede sergileniyor.Ancient artifacts are displayed in a preserved museum. |
|
3
guarded [sıfat]
Giriş korunan bir kapıdan yapılır.Entry is through a guarded gate. |
|
4
secured [sıfat]
Korunan bir kasa kullanıyorlar.They use a secured safe. |
|
5
safeguarded [sıfat]
Veriler korunan bir sunucuda saklanıyor.Data is stored on a safeguarded server. |
Eş Anlamlılar: muhafaza edilen, koruma altına alınan
Zıt Anlamlılar: korunmayan, açıkta kalan