Türkçe
İngilizce
|
1
accept [fiil]
Misafirleri karşılıyorlar.They accept the guests. |
|
2
account for [fiil]
Fonlar masrafları karşılıyor.The funds account for the expenses. |
|
3
afford [fiil]
Bu arabayı karşılayabilirim.I can afford this car. |
|
4
meet [fiil]
Arkadaşını havaalanında karşılamak için gitti.He went to the airport to meet his friend. |
|
5
greet [fiil]
Misafirleri kapıda karşılamak önemlidir.It is important to greet guests at the door. |
|
6
fulfill [fiil]
Bu proje beklentileri karşılamak zorunda.This project must fulfill expectations. |
|
7
satisfy [fiil]
Müşteri taleplerini karşılamak için çalışıyoruz.We work to satisfy customer demands. |
|
8
accommodate [fiil]
Talebi karşılamak için plan yaptık.We made a plan to accommodate the request. |
|
9
receive [fiil]
Misafirleri karşılamak için hazırlandık.We prepared to receive the guests. |
|
10
welcome [fiil]
Yeni çalışanı karşılamak için bir etkinlik düzenledik.We organized an event to welcome the new employee. |
|
11
face [fiil]
Zorlukları karşılamak için cesur olmalıyız.We must be brave to face challenges. |
Eş Anlamlılar: karşılama, görüşme, buluşma
Zıt Anlamlılar: kaçınmak, görmezden gelmek, reddetmek