Türkçe
İngilizce
|
1
ability [isim]
Onun kapasitesi çok yüksek.His ability is very high. |
|
2
capacity [isim]
Bu odanın kapasitesi 50 kişidir.The capacity of this room is 50 people. |
|
3
volume [isim]
Kapasite dolduğunda alarm çalar.The alarm rings when the volume is full. |
|
4
capability [isim]
Kapasiteyi artırmak için çalışıyoruz.We are working to increase the capability. |
|
5
competence [isim]
Kapasite sınırlarını zorladı.He pushed the limits of competence. |
Eş Anlamlılar: hacim, yetkinlik
Zıt Anlamlılar: yetersizlik