klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

kalabalık

Türkçe

crowd

İngilizce

1 crowd [isim]

Kalabalık sokakta yürüdü.The crowd walked on the street.

2 busy [sıfat]

Kalabalık bir gün geçirdim.I had a busy day.

3 congested [sıfat]

Kalabalık yollar sıkıntı yarattı.Congested roads caused trouble.

4 populated [sıfat]

Kalabalık bir şehirde yaşıyorum.I live in a populated city.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: yoğun, dolu

Zıt Anlamlılar: tenha, boş