klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

hakiki

Türkçe

actual

İngilizce

1 actual [sıfat]

Bu, hakiki elmas.This is the actual diamond.

2 genuine [sıfat]

Bu elmas hakiki.This diamond is genuine.

3 real [sıfat]

Hakiki bir dost bulmak zor.Finding a real friend is hard.

4 authentic [sıfat]

Hakiki bir Osmanlı kılıcı gördüm.I saw an authentic Ottoman sword.

5 true [sıfat]

Bu hikaye hakiki mi?Is this story true?

6 bona fide [sıfat]

Hakiki bir anlaşma yaptık.We made a bona fide agreement.

7 legitimate [sıfat]

Hakiki bir iş teklifi aldım.I received a legitimate job offer.

8 sincere [sıfat]

Hakiki bir özür diledi.He offered a sincere apology.

9 veritable [sıfat]

Hakiki bir mucize oldu.A veritable miracle happened.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: gerçek, sahici, doğru

Zıt Anlamlılar: sahte, yalan, taklit