klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

güçlü

Türkçe

strong

İngilizce

1 strong [sıfat]

O çok güçlü bir adam.He is a very strong man.

2 powerful [sıfat]

Güçlü bir liderdir.He is a powerful leader.

3 potent [sıfat]

Bu ilaç çok güçlü.This medicine is very potent.

4 robust [sıfat]

Güçlü bir sistem kurdular.They built a robust system.

5 sturdy [sıfat]

Güçlü bir sandalye yaptı.He made a sturdy chair.

6 vigorous [sıfat]

Güçlü bir tartışma yaşandı.A vigorous debate took place.

7 mighty [sıfat]

Güçlü bir savaşçıydı.He was a mighty warrior.

8 forceful [sıfat]

Güçlü bir konuşma yaptı.He gave a forceful speech.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: kuvvetli, etkili, sağlam

Zıt Anlamlılar: zayıf, güçsüz, etkisiz