Türkçe
İngilizce
|
1
strong [sıfat]
O çok güçlü bir adam.He is a very strong man. |
|
2
powerful [sıfat]
Güçlü bir liderdir.He is a powerful leader. |
|
3
potent [sıfat]
Bu ilaç çok güçlü.This medicine is very potent. |
|
4
robust [sıfat]
Güçlü bir sistem kurdular.They built a robust system. |
|
5
sturdy [sıfat]
Güçlü bir sandalye yaptı.He made a sturdy chair. |
|
6
vigorous [sıfat]
Güçlü bir tartışma yaşandı.A vigorous debate took place. |
|
7
mighty [sıfat]
Güçlü bir savaşçıydı.He was a mighty warrior. |
|
8
forceful [sıfat]
Güçlü bir konuşma yaptı.He gave a forceful speech. |