Türkçe
İngilizce
|
1
actually [zarf]
O, fiilen işin başında.He is actually in charge. |
|
2
practically [zarf]
Fiilen her gün çalışıyor.He works practically every day. |
|
3
in fact [zarf]
Fiilen o haklıydı.In fact, he was right. |
|
4
in practice [zarf]
Fiilen bu mümkün değil.In practice, this is not possible. |
Eş Anlamlılar: gerçekte, hakikaten
Zıt Anlamlılar: teorik olarak, sözde