Türkçe
İngilizce
|
1
excess [isim]
Bu odada fazlalık var.There is excess in this room. |
|
2
surplus [isim]
Fazlalık ürünleri satıyoruz.We sell surplus products. |
|
3
redundancy [isim]
Fazlalık işten çıkarmalara neden oldu.Redundancy caused layoffs. |
|
4
superfluity [isim]
Fazlalık eşyaları attık.We threw away the superfluity items. |
|
5
overflow [isim]
Fazlalık su taştı.The overflow water spilled. |
|
6
overabundance [isim]
Fazlalık kaynaklar var.There are overabundance resources. |
|
7
glut [isim]
Piyasada fazlalık var.There is a glut in the market. |
|
8
overage [isim]
Fazlalık miktarı hesaplandı.The overage amount was calculated. |
Eş Anlamlılar: artıklık, gereksizlik
Zıt Anlamlılar: eksiklik, yetersizlik