klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

durdurmak

Türkçe

arrest

İngilizce

1 arrest [fiil]

Hırsızı durdurmak zorundaydık.We had to arrest the thief.

2 stop [fiil]

Araba durdurmak zorundayız.We need to stop the car.

3 halt [fiil]

Treni durdurmak imkansızdı.It was impossible to halt the train.

4 cease [fiil]

Yağmuru durdurmak mümkün değil.It's not possible to cease the rain.

5 interrupt [fiil]

Konuşmayı durdurmak istemedim.I didn't want to interrupt the speech.

6 block [fiil]

Girişi durduruyorlar.They block the entrance.

7 check [fiil]

Hastalık yayılmasını durdurmak zorundayız.We must check the spread of the disease.

8 restrain [fiil]

Onu durdurmak için çaba sarf ettik.We made an effort to restrain him.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: kesmek, dizginlemek

Zıt Anlamlılar: başlatmak, devam etmek