Türkçe
İngilizce
|
1
vitality [isim]
Onun dirilik dolu bir hayatı var.He has a life full of vitality. |
|
2
liveliness [isim]
Dirilik onun en belirgin özelliğiydi.Liveliness was his most prominent trait. |
|
3
vigor [isim]
Dirilik dolu bir gün geçirdik.We had a day full of vigor. |
|
4
animation [isim]
Onun dirilik dolu konuşması etkileyiciydi.His animation-filled speech was impressive. |