Türkçe
İngilizce
|
1
absent [sıfat]
Toplantıda bulunmayan üyeler vardı.There were absent members at the meeting. |
|
2
missing [sıfat]
Listede bulunmayan kitaplar var.There are missing books on the list. |
|
3
nonexistent [sıfat]
Bulunmayan bir şehirden bahsetti.He talked about a nonexistent city. |
Zıt Anlamlılar: bulunan, mevcut, var olan