İngilizce
Türkçe
|
1
durdurmak [fiil]
They block the entrance.Girişi durduruyorlar. |
|
2
blok [isim]
He put a block on the table.Masaya bir blok koydu. |
|
3
engel [isim]
There is a block in the road.Yolda bir engel var. |
|
4
kütle [isim]
The block of ice is melting.Buz kütlesi eriyor. |
|
5
blokaj [isim]
The block of funds delayed the project.Fonların blokajı projeyi geciktirdi. |
|
6
tıkamak [fiil]
He tried to block the pipe.Boru tıkamaya çalıştı. |
|
7
kapamak [fiil]
They block the view.Manzarayı kapatıyorlar. |
|
8
kesmek [fiil]
The wall blocks the wind.Duvar rüzgarı kesiyor. |