İngilizce
Türkçe
|
1
boş [sıfat]
The paper is blank.Kağıt boş. |
|
2
boşluk [isim]
Fill in the blank.Boşluğu doldur. |
|
3
anlamsız [sıfat]
His mind went blank.Aklı anlamsız hale geldi. |
|
4
ifadesiz [sıfat]
She gave me a blank look.Bana ifadesiz bir bakış attı. |
Eş Anlamlılar: empty, void
Zıt Anlamlılar: full, filled