klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

blank

İngilizce

boş

Türkçe

1 boş [sıfat]

The paper is blank.Kağıt boş.

2 boşluk [isim]

Fill in the blank.Boşluğu doldur.

3 anlamsız [sıfat]

His mind went blank.Aklı anlamsız hale geldi.

4 ifadesiz [sıfat]

She gave me a blank look.Bana ifadesiz bir bakış attı.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: empty, void

Zıt Anlamlılar: full, filled