İngilizce
Türkçe
|
1
suçlamak [fiil]
They blame him for the mistake.Hatanın sorumlusu olarak onu suçluyorlar. |
|
2
suç [isim]
The blame is on him.Suç onun üzerinde. |
|
3
kabahat [isim]
The blame lies with the manager.Kabahat müdürde. |
|
4
sorumlu tutmak [fiil]
They blame the weather for the delay.Gecikmeden havayı sorumlu tutuyorlar. |
Eş Anlamlılar: fault, accuse
Zıt Anlamlılar: praise
2. Hal (Past Simple): blamed
3. Hal (Past Participle): blamed