İngilizce
Türkçe
|
1
acı bir şekilde [zarf]
He spoke bitterly about the loss.Kaybı hakkında acı bir şekilde konuştu. |
|
2
sert bir şekilde [zarf]
She criticized him bitterly.Onu sert bir şekilde eleştirdi. |
|
3
keskin bir şekilde [zarf]
He laughed bitterly at the irony.İroniye keskin bir şekilde güldü. |
|
4
şiddetle [zarf]
They argued bitterly over the decision.Karar üzerinde şiddetle tartıştılar. |
|
5
acı acı [zarf]
She wept bitterly after the news.Haberden sonra acı acı ağladı. |
Eş Anlamlılar: harshly, severely
Zıt Anlamlılar: gently, softly