İngilizce
Türkçe
|
1
hesap [isim]
The bill is unpaid.Hesap ödenmedi. |
|
2
fatura [isim]
I received the bill.Faturayı aldım. |
|
3
tasarı [isim]
The bill was debated in parliament.Tasarı parlamentoda tartışıldı. |
|
4
banknot [isim]
He paid with a ten-dollar bill.On dolarlık bir banknot ile ödedi. |
|
5
ilan [isim]
The concert bill was impressive.Konser ilanı etkileyiciydi. |
|
6
gaga [isim]
The bird has a long bill.Kuşun uzun bir gagası var. |
|
7
afiş [isim]
The bill was posted on the wall.Afiş duvara asıldı. |
Eş Anlamlılar: invoice, note