Türkçe
İngilizce
|
1
ineptitude [isim]
Onun beceriksizliği projeyi geciktirdi.His ineptitude delayed the project. |
|
2
clumsiness [isim]
Beceriksizliği yüzünden vazoyu kırdı.He broke the vase due to his clumsiness. |
|
3
awkwardness [isim]
Beceriksizliği toplantıda fark edildi.His awkwardness was noticed in the meeting. |
|
4
incompetence [isim]
Beceriksizliği işten kovulmasına neden oldu.His incompetence led to his dismissal. |
|
5
inefficiency [isim]
Beceriksizliği nedeniyle işler yavaş ilerliyor.The work is progressing slowly due to his inefficiency. |
Eş Anlamlılar: beceriksiz, yetersizlik