Türkçe
İngilizce
|
1
clumsy [sıfat]
O, çok beceriksiz bir insandır.He is a very clumsy person. |
|
2
inept [sıfat]
Beceriksiz bir yönetici işleri karıştırdı.An inept manager messed things up. |
|
3
awkward [sıfat]
Partide beceriksiz hissetti.He felt awkward at the party. |
|
4
bungling [sıfat]
Beceriksiz çabaları sonuç vermedi.His bungling efforts did not succeed. |
|
5
unskillful [sıfat]
Beceriksiz işçi işi tamamlayamadı.The unskillful worker couldn't finish the job. |
|
6
maladroit [sıfat]
Beceriksiz bir hamle yaptı.He made a maladroit move. |
|
7
blundering [sıfat]
Beceriksiz bir hata yaptı.He made a blundering mistake. |
|
8
gauche [sıfat]
Beceriksiz tavırları vardı.He had gauche manners. |