İngilizce
Türkçe
|
1
tavır [isim]
His attitude was surprising.Onun tavrı şaşırtıcıydı. |
|
2
tutum [isim]
Her attitude changed over time.Onun tutumu zamanla değişti. |
|
3
davranış [isim]
His attitude created a positive impact.Onun davranışı olumlu bir etki yarattı. |
|
4
duruş [isim]
Her attitude was confident.Onun duruşu kendinden emindi. |
Eş Anlamlılar: demeanor, stance
Zıt Anlamlılar: indifference, apathy