İngilizce
Türkçe
|
1
temyiz [hukuk]
The appeal was successful.Temyiz başarılı oldu. |
|
2
başvuru [isim]
He made an appeal for help.O, yardım için başvuru yaptı. |
|
3
çekicilik [isim]
The appeal of the city is undeniable.Şehrin çekiciliği inkar edilemez. |
|
4
çağrı [isim]
The appeal for donations was heard.Bağış için yapılan çağrı duyuldu. |
|
5
cazibe [isim]
The product has great appeal.Ürün büyük bir cazibeye sahip. |
|
6
itiraz [hukuk]
They filed an appeal against the decision.Karara karşı itirazda bulundular. |
|
7
müracaat [isim]
The appeal was submitted yesterday.Müracaat dün yapıldı. |
|
8
rica [isim]
He made an appeal for calm.O, sakinlik için rica etti. |
Eş Anlamlılar: plea, petition, request
Zıt Anlamlılar: refusal, denial
2. Hal (Past Simple): appealed
3. Hal (Past Participle): appealed