İngilizce
Türkçe
|
1
endişeyle [zarf]
She waited anxiously for the news.Haberi endişeyle bekledi. |
|
2
kaygıyla [zarf]
He looked at her anxiously.Ona kaygıyla baktı. |
|
3
sabırsızlıkla [zarf]
They waited anxiously for the results.Sonuçları sabırsızlıkla beklediler. |
Eş Anlamlılar: nervously, worriedly
Zıt Anlamlılar: calmly, confidently