İngilizce
Türkçe
|
1
öfke [isim]
His anger was visible.Öfkesi görünüyordu. |
|
2
kızgınlık [isim]
Anger can be destructive.Kızgınlık yıkıcı olabilir. |
|
3
hiddet [isim]
He couldn't control his anger.Hiddetini kontrol edemedi. |
|
4
gazap [isim]
Her anger was justified.Gazabı haklıydı. |
|
5
hışım [isim]
The anger in his voice was clear.Sesindeki hışım açıktı. |
Eş Anlamlılar: rage, fury, wrath
Zıt Anlamlılar: calm, peace, serenity