İngilizce
Türkçe
|
1
eğlendirmek [fiil]
Clowns amuse children.Palyaçolar çocukları eğlendirir. |
|
2
oyalamak [fiil]
He tried to amuse himself.Kendini oyalamaya çalıştı. |
|
3
güldürmek [fiil]
The joke will amuse you.Şaka seni güldürecek. |