İngilizce
Türkçe
|
1
hırs [isim]
He has great ambition.Onun büyük bir hırsı var. |
|
2
amaç [isim]
Her ambition is to become a doctor.Onun amacı doktor olmaktır. |
|
3
hedef [isim]
Ambition drives him to succeed.Hedef onu başarıya götürüyor. |
|
4
tutku [isim]
His ambition is evident in his work.Tutkusu işinde belirgindir. |
|
5
ihtiras [isim]
Ambition can be a double-edged sword.İhtiras iki ucu keskin bir kılıç olabilir. |
|
6
azim [isim]
Ambition is necessary for progress.Azim ilerleme için gereklidir. |
Eş Anlamlılar: aspiration, goal, drive
Zıt Anlamlılar: apathy, indifference