İngilizce
Türkçe
|
1
şaşırtıcı [sıfat]
The view is amazing.Manzara şaşırtıcı. |
|
2
hayranlık uyandırıcı [sıfat]
Her talent is amazing.Onun yeteneği hayranlık uyandırıcı. |
|
3
büyüleyici [sıfat]
The story is amazing.Hikaye büyüleyici. |
|
4
etkileyici [sıfat]
The performance was amazing.Performans etkileyiciydi. |
|
5
muhteşem [sıfat]
The sunset is amazing.Gün batımı muhteşem. |
|
6
harika [sıfat]
The food is amazing.Yemek harika. |
|
7
olağanüstü [sıfat]
The results are amazing.Sonuçlar olağanüstü. |
|
8
inanılmaz [sıfat]
The discovery is amazing.Keşif inanılmaz. |
Eş Anlamlılar: astonishing, astounding, incredible
Zıt Anlamlılar: ordinary, common, unremarkable