İngilizce
Türkçe
|
1
her zaman [zarf]
She always smiles.O, her zaman gülümser. |
|
2
daima [zarf]
He is always late.O, daima geç kalır. |
|
3
sürekli [zarf]
They always argue.Onlar sürekli tartışır. |
|
4
hep [zarf]
I always forget.Ben hep unuturum. |
|
5
devamlı [zarf]
She always works hard.O, devamlı çok çalışır. |
|
6
ebedi [sıfat]
Love is always.Aşk ebedidir. |
|
7
sonsuz [sıfat]
Hope is always.Umut sonsuzdur. |
|
8
mütemadiyen [zarf]
He always complains.O, mütemadiyen şikayet eder. |
Eş Anlamlılar: constantly, forever, perpetually
Zıt Anlamlılar: never, sometimes, rarely