İngilizce
Türkçe
|
1
kabul [isim]
Agreement was reached.Kabul sağlandı. |
|
2
anlaşma [isim]
We reached an agreement.Bir anlaşmaya vardık. |
|
3
sözleşme [isim]
The agreement was signed yesterday.Sözleşme dün imzalandı. |
|
4
mutabakat [isim]
They have a mutual agreement.Onların karşılıklı bir mutabakatı var. |
|
5
uyum [isim]
Working in agreement increases efficiency.Uyum içinde çalışmak verimliliği artırır. |
|
6
uzlaşma [isim]
An agreement was reached after negotiations.Müzakerelerden sonra bir uzlaşma sağlandı. |
|
7
karar [isim]
The agreement was unanimous.Karar oybirliğiyle alındı. |
|
8
antlaşma [isim]
The peace agreement was historic.Barış antlaşması tarihi bir olaydı. |
|
9
ahenk [isim]
Their voices were in agreement.Sesleri ahenk içindeydi. |
Eş Anlamlılar: contract, pact, deal
Zıt Anlamlılar: disagreement, conflict, discord