İngilizce
Türkçe
|
1
karşı [edat]
He stood against the wall.Duvara karşı durdu. |
|
2
aleyhinde [edat]
The evidence was against him.Deliller onun aleyhinde idi. |
|
3
karşısında [edat]
She was against the idea.Fikrin karşısında idi. |
|
4
zıt [sıfat]
They are against each other.Birbirlerine zıtlar. |
|
5
ters [sıfat]
His actions were against the rules.Davranışları kurallara ters idi. |
|
6
muhalif [sıfat]
He is against the government.Hükümete muhalif. |
|
7
aykırı [sıfat]
This is against the law.Bu, yasaya aykırı. |
|
8
karşıt [sıfat]
He is against the proposal.Teklife karşıt. |
Eş Anlamlılar: opposed, contrary, versus
Zıt Anlamlılar: for, with, supporting