klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

against

İngilizce

karşı

Türkçe

1 karşı [edat]

He stood against the wall.Duvara karşı durdu.

2 aleyhinde [edat]

The evidence was against him.Deliller onun aleyhinde idi.

3 karşısında [edat]

She was against the idea.Fikrin karşısında idi.

4 zıt [sıfat]

They are against each other.Birbirlerine zıtlar.

5 ters [sıfat]

His actions were against the rules.Davranışları kurallara ters idi.

6 muhalif [sıfat]

He is against the government.Hükümete muhalif.

7 aykırı [sıfat]

This is against the law.Bu, yasaya aykırı.

8 karşıt [sıfat]

He is against the proposal.Teklife karşıt.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: opposed, contrary, versus

Zıt Anlamlılar: for, with, supporting