klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

affection

İngilizce

sevgi

Türkçe

1 sevgi [isim]

She showed her affection openly.O, sevgisini açıkça gösterdi.

2 şefkat [isim]

His affection was evident in his actions.Onun şefkati davranışlarında belliydi.

3 düşkünlük [isim]

Her affection for animals is well-known.Onun hayvanlara düşkünlüğü iyi bilinir.

4 ilgi [isim]

He has a deep affection for music.Onun müziğe derin bir ilgisi var.

5 alaka [isim]

The affection between them was mutual.Aralarındaki alaka karşılıklıydı.

6 muhabbet [isim]

Their affection grew over time.Zamanla muhabbetleri arttı.

7 hüsnükuruntu [isim]

His affection was just a delusion.Onun hüsnükuruntusu sadece bir yanılsamaydı.

8 eğilim [isim]

She has an affection for art.Onun sanata bir eğilimi var.

📖 İlgili Kelimeler

Eş Anlamlılar: fondness, love, attachment

Zıt Anlamlılar: dislike, hatred, indifference