İngilizce
Türkçe
|
1
ileri [sıfat]
The advanced course is challenging.İleri seviye kurs zorludur. |
|
2
gelişmiş [sıfat]
The advanced technology is impressive.Gelişmiş teknoloji etkileyicidir. |
|
3
ileri düzey [sıfat]
He is in the advanced level class.O, ileri düzey sınıfta. |
|
4
ileri seviye [sıfat]
This is an advanced level book.Bu, ileri seviye bir kitaptır. |
|
5
ileri tarihli [sıfat]
The advanced payment is due next month.İleri tarihli ödeme gelecek ay yapılacak. |
|
6
ileri yaş [sıfat]
He is in advanced age.O, ileri yaşta. |
Eş Anlamlılar: progressive, sophisticated, developed
Zıt Anlamlılar: basic, primitive, simple