İngilizce
Türkçe
|
1
kabul etmek [fiil]
He does not want to admit his mistake.Hatasını kabul etmek istemiyor. |
|
2
itiraf etmek [fiil]
He did not want to admit the truth.Gerçeği itiraf etmek istemedi. |
|
3
içeri almak [fiil]
They admit new members.Yeni üyeleri içeri alıyorlar. |
|
4
izin vermek [fiil]
The ticket admits one person.Bilet bir kişiye izin veriyor. |
Eş Anlamlılar: confess, acknowledge
Zıt Anlamlılar: deny, reject
2. Hal (Past Simple): admitted
3. Hal (Past Participle): admitted