İngilizce
Türkçe
|
1
aslında [zarf]
He is actually a very kind person.O aslında çok nazik biri. |
|
2
gerçekten [zarf]
Did you actually say that?Gerçekten bunu mu söyledin? |
|
3
doğrusu [zarf]
Actually, he is very hardworking.Doğrusu, o çok çalışkan. |
|
4
hakikaten [zarf]
Did he actually win?Hakikaten o mu kazandı? |
|
5
fiilen [zarf]
He is actually in charge.O, fiilen işin başında. |
Eş Anlamlılar: really, truly