İngilizce
Türkçe
|
1
eşlik etmek [fiil]
I want to accompany her to the concert.Ona konsere eşlik etmek istiyorum. |
|
2
refakat etmek [fiil]
I want to accompany him.Ona refakat etmek istiyorum. |
|
3
katılmak [fiil]
He will accompany us to the meeting.Toplantıya bize katılacak. |
|
4
yanında olmak [fiil]
Can you accompany me to the doctor?Bana doktora giderken yanında olabilir misin? |
|
5
eşlik [isim]
The music will accompany the dance.Müzik dansa eşlik edecek. |
|
6
eşlik [fiil]
Accompany him.Ona eşlik et. |