Turkish
English
|
1
weakness [noun]
Onun en büyük zayıflığı sabırsızlıktır.His greatest weakness is impatience. |
|
2
frailty [noun]
Yaşlılık zayıflık getirir.Old age brings frailty. |
|
3
feebleness [noun]
Hastalık zayıflık yaratır.Illness creates feebleness. |
|
4
debility [noun]
Uzun süreli hastalık zayıflık yapar.Prolonged illness causes debility. |
|
5
infirmity [noun]
Zayıflık yaşlılıkla gelir.Infirmity comes with age. |