klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

yokluk

Turkish

absence

English

1 absence [noun]

Yokluk, bazen varlıktan daha fazla hissedilir.Absence is sometimes felt more than presence.

2 lack [noun]

Yokluk, projeyi tamamlamayı zorlaştırdı.Lack made it difficult to complete the project.

3 deprivation [noun]

Yokluk, toplumda büyük bir sorun olabilir.Deprivation can be a major issue in society.

4 scarcity [noun]

Yokluk, kaynakların tükenmesine yol açtı.Scarcity led to the depletion of resources.

5 deficiency [noun]

Yokluk, sağlığı olumsuz etkileyebilir.Deficiency can negatively affect health.

6 insufficiency [noun]

Yokluk, planların başarısız olmasına neden oldu.Insufficiency caused the plans to fail.

7 want [noun]

Yokluk, toplumda eşitsizliğe yol açtı.Want led to inequality in society.

8 privation [noun]

Yokluk, birçok insanı etkiledi.Privation affected many people.

📖 Related Words

Synonyms: eksiklik, kıtlık, mahrumiyet