Turkish
English
|
1
mastery [noun]
Onun ustalık gerektiren bir işi var.He has a job that requires mastery. |
|
2
skill [noun]
Ustalık, zamanla gelişir.Skill develops over time. |
|
3
expertise [noun]
Ustalık, deneyimle kazanılır.Expertise is gained through experience. |
|
4
craftsmanship [noun]
Onun ustalık seviyesi çok yüksek.His level of craftsmanship is very high. |
|
5
proficiency [noun]
Ustalık, eğitimle artar.Proficiency increases with training. |
|
6
artistry [noun]
Onun ustalık dolu çalışmaları var.He has works full of artistry. |
|
7
adeptness [noun]
Ustalık, dikkat gerektirir.Adeptness requires attention. |
|
8
finesse [noun]
Ustalık, ince işçilik ister.Finesse requires fine workmanship. |
|
9
art [noun]
İşinde büyük ustalık gösterdi.He showed great art in his work. |
|
10
artist [noun]
İşinde büyük ustalık gösterdi.He showed great artist in his work. |
Synonyms: beceri, maharet, uzmanlık
Antonyms: acemilik, beceriksizlik, yetersizlik