Turkish
English
|
1
absolute [adjective]
Bu tartışmasız bir zaferdi.It was an absolute victory. |
|
2
undisputed [adjective]
Bu maçın galibi tartışmasızdır.The winner of this match is undisputed. |
|
3
indisputable [adjective]
Tartışmasız bir gerçek var.There is an indisputable fact. |
|
4
unquestionable [adjective]
Onun yeteneği tartışmasız.His talent is unquestionable. |
|
5
unarguable [adjective]
Bu durum tartışmasızdır.This situation is unarguable. |
|
6
incontestable [adjective]
Tartışmasız bir zafer kazandı.He won an incontestable victory. |