klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

kabiliyetli

Turkish

able

English

1 able [adjective]

O, problemleri çözmede kabiliyetli.She is able to solve problems.

2 talented [adjective]

O, çok kabiliyetli bir müzisyen.He is a very talented musician.

3 capable [adjective]

Kabiliyetli bir lider her zaman çözüm bulur.A capable leader always finds a solution.

4 skilled [adjective]

Kabiliyetli bir işçi bulmak zor.Finding a skilled worker is difficult.

5 gifted [adjective]

Kabiliyetli bir öğrenci hızlı öğrenir.A gifted student learns quickly.

📖 Related Words

Synonyms: yetenekli, becerikli

Antonyms: beceriksiz, yetersiz