Turkish
English
|
1
ability [noun]
Karar verme iktidarı önemlidir.The ability to make decisions is important. |
|
2
power [noun]
İktidar her zaman tartışılır.Power is always debated. |
|
3
government [noun]
İktidar değiştiğinde politikalar da değişir.When the government changes, policies also change. |
|
4
authority [noun]
İktidar, halkın güvenini kazanmalıdır.Authority must earn the trust of the people. |
|
5
rule [noun]
İktidar, adil bir yönetim sağlamalıdır.Rule should provide fair governance. |
|
6
dominion [noun]
İktidar, geniş bir coğrafyayı kapsıyordu.Dominion covered a vast geography. |
|
7
control [noun]
İktidar, medya üzerinde büyük bir kontrol sağladı.Control over the media was significant. |
|
8
sovereignty [noun]
İktidar, ulusal egemenliği temsil eder.Sovereignty represents national authority. |
|
9
administration [noun]
İktidar, yeni bir yönetim kurdu.Administration established a new governance. |