klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

hakikaten

Turkish

actually

English

1 actually [adverb]

Hakikaten o mu kazandı?Did he actually win?

2 really [adverb]

Hakikaten çok güzel bir gün.It is really a beautiful day.

3 truly [adverb]

Hakikaten inanılmaz bir hikaye.It is truly an incredible story.

4 indeed [adverb]

Hakikaten doğruyu söylüyor.He is indeed telling the truth.

📖 Related Words

Synonyms: gerçekten, sahiden