klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

güçsüzlük

Turkish

weakness

English

1 weakness [noun]

Güçsüzlük onu yavaşlattı.Weakness slowed him down.

2 powerlessness [noun]

Güçsüzlük hissi içindeydi.He was in a state of powerlessness.

3 feebleness [noun]

Güçsüzlük onu etkiledi.Feebleness affected him.

4 debility [noun]

Güçsüzlük nedeniyle yürüyemedi.He couldn't walk due to debility.

5 infirmity [noun]

Güçsüzlük yaşlılarda yaygındır.Infirmity is common in the elderly.

6 frailty [noun]

Güçsüzlük onu yatağa düşürdü.Frailty confined him to bed.

7 impotence [noun]

Güçsüzlük onu çaresiz bıraktı.Impotence left him helpless.

8 lassitude [noun]

Güçsüzlük onu bitkin yaptı.Lassitude made him exhausted.

📖 Related Words

Synonyms: zayıflık, acizlik, kuvvetsizlik

Antonyms: güç, kuvvet, dayanıklılık