klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

güçsüz

Turkish

weak

English

1 weak [adjective]

O, güçsüz bir insandır.He is a weak person.

2 powerless [adjective]

Güçsüz hissetti.He felt powerless.

3 feeble [adjective]

Güçsüz bir ses duydu.He heard a feeble voice.

4 impotent [adjective]

Güçsüz bir liderdi.He was an impotent leader.

5 frail [adjective]

Güçsüz bir yaşlı adamdı.He was a frail old man.

📖 Related Words

Synonyms: zayıf, kuvvetsiz

Antonyms: güçlü, kuvvetli