klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

fiilen

Turkish

actually

English

1 actually [adverb]

O, fiilen işin başında.He is actually in charge.

2 practically [adverb]

Fiilen her gün çalışıyor.He works practically every day.

3 in fact [adverb]

Fiilen o haklıydı.In fact, he was right.

4 in practice [adverb]

Fiilen bu mümkün değil.In practice, this is not possible.

📖 Related Words

Synonyms: gerçekte, hakikaten

Antonyms: teorik olarak, sözde