Turkish
English
|
1
around [preposition]
Saat üç dolaylarında buluşalım.Let's meet around three o'clock. |
|
2
approximately [adverb]
Bu iş dolaylarında bir maliyet bekliyorum.I expect a cost approximately in this range. |
|
3
near [preposition]
Ev dolaylarında bir park var.There is a park near the house. |
|
4
about [preposition]
Toplantı dolaylarında bir karar alındı.A decision was made about the meeting. |
|
5
in the vicinity of [preposition]
Okul dolaylarında bir kafe açıldı.A cafe opened in the vicinity of the school. |
|
6
in the region of [preposition]
Bu fiyat dolaylarında bir teklif aldık.We received an offer in the region of this price. |
|
7
circa [adverb]
Dolaylarında 1800 yılında inşa edildi.It was built circa 1800. |
|
8
roughly [adverb]
Dolaylarında 50 kişi katıldı.Roughly 50 people attended. |