Turkish
English
|
1
act [noun]
Davranışı herkesi şaşırttı.His act surprised everyone. |
|
2
attitude [noun]
Onun davranışı olumlu bir etki yarattı.His attitude created a positive impact. |
|
3
behavior [noun]
Onun davranışı dikkat çekiciydi.His behavior was remarkable. |
|
4
conduct [noun]
Davranış kurallarına uymalıyız.We must adhere to the rules of conduct. |
|
5
demeanor [noun]
Onun davranışı sakin ve nazikti.His demeanor was calm and gentle. |
|
6
manner [noun]
Davranış biçimi çok kibardı.His manner was very polite. |
|
7
behaviour [noun]
Onun davranışı kabul edilemezdi.His behaviour was unacceptable. |
Synonyms: tavır, hareket
Antonyms: durgunluk, hareketsizlik