klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

canlı

Turkish

active

English

1 active [adjective]

Şehir gece canlıdır.The city is active at night.

2 alive [adjective]

Bitki canlı.The plant is alive.

3 vivid [adjective]

Renkler çok canlı.The colors are very vivid.

4 lively [adjective]

Bu şehir çok canlı.This city is very lively.

5 live [adjective]

Canlı yayın başladı.The live broadcast started.

6 animated [adjective]

Tartışma çok canlıydı.The discussion was very animated.

7 spirited [adjective]

O, çok canlı bir insan.He is a very spirited person.

8 energetic [adjective]

Çocuklar çok canlı.The children are very energetic.

9 brisk [adjective]

Pazar çok canlıydı.The market was very brisk.

10 animal [noun]

Canlı suya ihtiyaç duyar.The animal needs water.

📖 Related Words

Synonyms: dirilik, hayat, yaşam

Antonyms: ölü, cansız, sönük