Turkish
English
|
1
abandoned [adjective]
Ev bırakılmış gibi görünüyordu.The house looked abandoned. |
|
2
left [verb]
Kitap masanın üstünde bırakılmış.The book is left on the table. |
|
3
forsaken [adjective]
Köy bırakılmış bir yerdi.The village was a forsaken place. |
|
4
deserted [adjective]
Otel bırakılmış haldeydi.The hotel was deserted. |
Synonyms: terk edilmiş, bırakılan
Antonyms: alınmış, sahiplenilmiş